TIK… TIK… TIK…

Son dönemlerde en çok konuşulan ve yarışılan konu… Tık yarışı. Kimin tıkı daha fazla? Kim daha çok tıklandı? En çok tıkı kim aldı? Sorunun içeriği tamamen aynı, sadece şekli farklı… Zamanında birine “en çok sizi tıklamışlar” desek dayak yerdik muhtemelen ama şimdi “en çok ben tıklandım” demek için yarışıyor insanlar. “Canım tıkın ne kadar olduğu değil işlevinin gerçekliği daha önemli der susarım” demeyi isterdim ama susmayacağım. Hayır canım en çok ben tıklandım. Hadi bakalım. 🙂

Bu meslek de yeni sayılırım. 5.yılımın içindeyim. 5 yıldır her sektörden markaya, marka yönetimi hizmeti verdim. Kendinize böyle bir yer edinince de bu alanla ilgili günde birçok mail düşüyor. Bunların bir kısmı eğitimlerle alakalı oluyor. Google Adwords eğitimi, SEO eğitimi gibi etkinliklerin bilgisi geliyor. Diğer çoğunluğu oluşturan kısmı ise takipçi satan sitelerin reklamları oluyor. 1.000 takipçi 20 TL diyen de var. 1.000 Gerçek Türk takipçi 80 TL diyen de var. Artık bu siteler, hizmetler kısmına bir sekme daha ekledi. Youtube hizmetleri! Yani siz şimdi bir youtube kanalı açıp, videolarınıza izlenme alabiliyorsunuz. Bunun karşılığında size fatura bile gönderiyorlar. Yani gider olarak gösterebiliyorsunuz. : ) İşin bir anlamda güzel bir anlamda kötü tarafı da şu ki siz de biri adına girip takipçi satın alabiliyorsunuz. Yani birinin adresine binlerce takipçi yükletip sonra da “aaa bakın takipçi satın alıyor bu” diyebilirsiniz. Sizi mahkemeye verirse yandınız ama. : )

Peki neden gündemim TIK mevzuu onu da anlatayım. İsim verseniz de vermeseniz de herkes konuya atlayıp twitterdan saldırmaya başladı bile. 🙂 Bir şarkı çıkıyor. 24 saatte 2 milyon tık alıyor. Şarkıyı dinliyorsun. O gün o 2 milyon kişiyi merak ediyorsun. Çünkü bir iddia da şu ki: bir ip adresinden 15 kere de dinlesen 1 dinleme olarak kaydediyor youtube. O zaman bizim ülke sanatçılarının yurt dışında ciddi bir kitlesi var. Yurt dışına konsere gitseler full çekerler? Neyse günde 2 milyon tık alan şarkı 1 haftada 10 milyon tıka ulaşıyor. 1 ayda 30 milyon tıkı geçiyor. Burada insanın aklına birkaç soru geliyor. Ülke gündemi bu kadar karışıkken, insanlar birçok Avrupa ülkesinden sığınma talep ederken, işsizlik artmışken, terör yüzünden insanlar ölüm korkusuyla yüzleşmişken kim lan bu vurdumduymaz tayfa? Hayır kimseye “bak ortalık yangın yeri sen neden müzik dinliyorsun?” demiyorum. Çünkü benim bu süreçte savunduğum tek bir şey var ki “sizi iyileştiren ne varsa onu yapın” diyorum. Ama kendinden geçercesine bu birkaç ismi dinleyen grupla tanışmak istiyorum. Bir de bakın hep aynı isimler aynı hızlı çıkışı yapıyorlar. Arada günahsız olanlar var biliyorum ama birkaç kişi var ki offf diyorum size! Bazı isimlere ve şarkılara bakıyorum. Şarkıyı sokakta duyuyorum, radyoda duyuyorum, başkalarının sahnesinde duyuyorum kısacası şarkı patlamış. Youtube izlenme oranına bakıyorum. Bir tutarsızlık var. Bunu sorunca da hemen saldırıyorlar.

Geçen bununla ilgili bir tweet attım. Dedim ki: “şarkı youtube’da günde 2 milyon tık alıyor I Tunes’da ilk 10’da yok!”. Bana sinirli bir halde gelen cevabı paylaşıyorum: “ I Tunes paralı, youtube bedava”. Tabi ben bu gerçek karşısında bir şok oldum. Bir inanamadım. Bir krize falan girdim. Hemen herkesten özür diledim. I Tunes paralı ve youtube bedavaymış. Bu değerli ve önemli detayı herkese anlatın. Bilmeyenlere özellikle söyleyin. Sonra çıkıp insanların tıkına laf edip, tık hırsızı diyorlar. Günah demeyin öyle. O mutlu tıklanmalarıyla. Halk tıklamak için onu seçmiş niye kıskanıyorsun ki? Bu konu hakkında daha yazacak çok şeyim var. Bir sonraki yazım “Tıklayana mı tıklatana mı?” ile buluşana dek kendinize iyi bakın. Mutlu olun. Sevin, sevilin. Ruhunuza iyi gelen ne varsa yapın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir