KAOS

Aylardır hazırlandığım ve daha başlamadan birçok talihsizlik yaşadığım bloğumun ilk yazısının bu olmasını tabi ki istemezdim. Aslında olmayabilirdi de… Ülke gündemiyle alakalı bir şey yazmak gibi bir zorunluluğum yok tıpkı diğer bloggerlar gibi! Ancak içim rahat değil ki! Huzursuzum. Yeni yılı karşıladıktan hemen sonra yaşadığımız bu çirkin saldırıyı nasıl görmezden gelebilirim?

Bazı açıklamalarda “ülke içinde kaos yaratmaya çalışıyorlar” gibi söylemlere denk geldim. Yazımın başlığı bu yüzden “Kaos”… Bu kelimenin anlamını da yazının en sonunda sizlerle paylaşıyor olacağım…

Ben 1985 İstanbul doğumluyum. Çocukluğum şu dönemde her şeyi ile özlenen 90’lara denk geldi. Ne kadar şanslı olduğumu şu günlerde daha iyi anlıyorum. Yılbaşı akşamı en güzel kıyafetlerimi giyip anneanneme gittiğim zamanları hatırlıyorum. Anneannemin kendi yetiştirdiği, tamamen doğal kabak tatlılarını, incecik kalem gibi sardığı yaprak sarmalarını hatırlıyorum. Şimdilerde klasik ve klişe gelse de o zamanlar can atarak oynadığım tombalaları hatırlıyorum. 1.çinkoyu yapınca yaşadığım mutluluğu hatırlıyorum… Sonra bir şey oldu… Mutluluğumuza birileri göz dikti. Bizler büyüdük. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi…

Her terör saldırısında diye cümleye başlamak çok acı. Buna alıştırılmak ise çok ürkütücü. Beni bunların dışında üzen başka bir şey daha var. Her saldırı sonunda “birbirimize kenetlenmeliyiz” diyoruz ya. Biz kime kenetleneceğiz? Ölünün arkasından konuşanlara mı? Ötekileştirip, ölenlere sevinenlere mi? Terörü destekleyenlere mi? Hayvanlara eziyet edip koli bandıyla sarıp bunu eğlenceye dönüştüren ve bununla eğlenen zihniyetlere mi? İnsanların senede 1 gün eğlenmesini gavur icadı adı altında elinden almaya çalışanlara mı? Kime kenetleneceğiz? Sevdiğimize, inandığımıza, savunduğumuza, ağladığımıza, güldüğümüze, bildiğimize, gördüğümüze saygı duymayanlarla mı kenetleneceğiz? Lütfen herkes kendisine gelsin. Büyük bir oyuna kurban edilmek üzereyiz. Artık herkes daha bilinçli ve daha aklı başında olmalı. Kenetlenmeliyiz. Ancak dediğim gibi aklı başında olanlarla. Aramıza sızmaya çalışan ve amacı sadece ortalığı karıştırmak olanları ayırmalıyız.

Terör yeni bir şey değil. Hep vardı. Hep acılar yaşadık ama hiçbir zaman bu kadar samimiyetsiz olmadık. Şimdi elimize aldığımız ve bizden akıllı olduğunu defalarca ispatladığımız akıllı telefonlarımızla sanal bir dünyaya daldık. Acılarımız da o sanal dünya kadar samimiyetsiz işte.
Geçen kendi twitter hesabımda da paylaştım.  “Sabah moda dergisinden çıkmış gibi fotoğraf paylaşıyorsunuz, öğlen ölmüş çocuk fotoğrafı, akşam atar gider tweetleri. DENGE BİRAZ!” İşin özeti aslında bu…

Barış dolu, huzur dolu bir dünya istiyorum herkes gibi. Ne bir polisin, ne bir askerin, ne bir annenin, ne bir babanın, ne bir kız kardeşin, ne bir erkek kardeşin, ne bir abinin, ne bir ablanın, ne de bir çocuğun üzülmesini istemiyorum. Hayvanlara eziyet edilsin istemiyorum. Hiçbir eve ateş düşsün istemiyorum. Sımsıkı sarılın birbirinize. Unutmayın neye inanırsanız inanın hepimizi aynı güneş ısıtıyor… Yaşadığımız dünya aynı. Bırakın bütün renkler bir arada olsun…

 

 

 

KAOS: (TDK SİTESİNDEN ALINMIŞTIR) 1. Evrenin düzene girmeden önceki biçimden yoksun, uyumsuz ve karışık durumu: § “Bir kozmos olsun, bir kaos ister.” -Enis Batur, Acı Bilgi, 71; § Kaosu kosmos yapan insan zekâsı, tecrübelerini ideolojilerde sergilemiş.” -Cemil Meriç, Bu Ülke, 93. 2. mec. Karışıklık, kargaşa: § “Bu kaosu bile bir düzene koymaya çalışmak alışkanlığından kaynaklanmakta” -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 112; § “Çevremizdeki bütün kaos ve huzursuzluğa inat burada dağ taş kırmızı gelinciklerle dolu.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 97; § “Bir devler kaosuydu bu her taraf mağaralar, inler, tüneller, labirentlerle delik deşiktir.” -Halikarnas Balıkçısı, Ötelerin Çocuğu, 100; § “Dilimizde günlük konuşmalarda çok sık geçen bakma ve görme edimlerinin altını teker teker çizsem, yazı bir italik kousuna dönüşecek; o yüzden lütfen vurgularınızı kendiniz koyun.” -Tomris Uyar, Yüzleşmeler, 56; § “Etrafındaki kaostan evrenin ve yeryüzünün, devletin ve insanların düzen ve uyum yasalarını seçmeye çalışırken Hümanist de, Hezarfen gibi umarsızlığa düşer ve çuvaldızı bir kendisine bir ötekine batırır.” -Enis Batur, Gönderen: Enis Batur, 64; § “Hiçlik, resimde boşluktur. Kaos doluluk.” -Ferit Edgü, Tüm Ders Notları Deneme, 193; § “İşte böyle bir durumun içinde, basındaki demagojinin de etkisi ile birden kendisi siyasal bir kaosun içine itiliyor.” -Füruzan, Ev Sahipleri, 110; § “Bütün o kaos!” -Selim İleri, Ölünceye Kadar Seninim, 92; § “Yugoslavya bir kaosun ortasındaydı.”-Ayşe Kulin, Sevdalinka, 71; § “Zaten tecrübelerin bar bar bağırmasına rağmen kaosun sırtına mantık kaftanını giydirmeye çalışmak ayrı bir mantıksızlık.” -Cemil Meriç, Jurnal, 61; § “Bu duvarın boyunca sürü sürü ressamlar mücerretten müşahhasa, kaostan şekle doğru giden, bir oyundur.” -Fethi Naci, Sait Faik’in Hikâyeciliği, 52; § “Büyük romanlar, içlerinde hiçbir nizamın girmediği bir kaos gibidirler.” -Sabahattin Eyüboğlu, Sanat Üzerine Denemeler ve Eleştiriler, C. 1, 41.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir