YENİ BAŞLANGIÇLARA

Uzun zamandır kendi sitemi açıp bakmaya korkuyordum. İnsanın gerçeklerle yüzleşmesi biraz zaman alıyor ve biraz da zorluyor açıkçası. Tamamen profesyonel bir hazırlık aşamasından, değerli Işın Karaca ve Cenk Eren röportajlarından sonra yeteri kadar siteme zaman ayırmamanın üzüntüsünü ve pişmanlığını derinden hissediyorum. Peki bu kadar zamandır ne mi yapıyorum? Hadi o zaman önce onları anlatayım size.

Uzun zamandır Bodrum’dayım. Aklınıza geldiği gibi tatil için değil. Biraz dinlenmek, kendime dönmek ve hatta yeni bir hayat kurmak için uğraşıp duruyorum. Normalde her yıl tatil programımı okullar kapanmadan ve açılmadan önce ayarlayan ben ilk defa tam da sezonun tam ortasında Bodrum’a geldim. Allah’tan kendime yine daha sakin bir yer seçtim de hem kendime vakit ayırdım hem de uzun zamandır biriktirdiğim tüm kitaplarımı okuyup yerine yenilerini aldım.

Çocukluk hayalimdi bir gün Bodrum’un bir köyüne yerleşmek ve orada yaşamak. Ama bu hayali kurarken İstanbul’un beni bu kadar yoracağını, çalıştığım firmaların beni bu kadar hırpalayacağını hiç hesaba katmamıştım. Ben emeklilik yıllarımı Bodrum’da geçirmeyi düşünenlerdenim. İş hayatında emekliliğime çok olsa da İstanbul’dan emekli olma vaktimin geldiğini uzun zamandır hissediyordum.

Her zaman tatil için geldiğim Bodrum’u yaşam alanıma çevirebilir miyim diye kontrol etmeye geldim. İnsan içindeki huzura kavuşursa nerede yaşarsa yaşasın mutlu oluyor bunu asla unutmayın. Henüz karar vermiş olmasam da emin olduğum tek şey İstanbul’un artık beni ruhen çok yorduğudur. Tüm sevdiklerim, ailem İstanbul’da olsa dahi ben onlara yeterince zaman ayırabilmek, gerektiğinde yardımlarına koşabilmek için önce kendi ruh sağlığımı korumam ve enerji depolamam gerektiğini düşünüyorum. İşte böyle bir dönüm noktasında iken ve aslında yazacak çok şey biriktirmeme rağmen bir türlü fırsat bulamadım. Şu an bu satırları Bodrum’da bir sahil kenarında, müthiş güzel bir esinti eşliğinde yazdığımı da bilmenizi isterim. Süreçten dönem dönem sizi haberdar edeceğim.

Dünyaya ikinci kez gelmeyeceğimiz kesin. En azından gelsek de aynı kişi olarak gelmeyeceğimiz kesin. Ama neden ikinci bir yaşam kurmayalım? Hepiniz bulunduğunuz yerlerden taşının demiyorum ama şimdiye kadar cesaret edemediğiniz ya da ertelediğiniz ne varsa ilk sıraya koyun ve harekete geçin. Çünkü evren hareketi alkışlar. : ) Bu geçen uzun süreçte gözlemlediğim, biriktirdiğim ne varsa sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Artık hazırım. Ya siz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir