HİKAYE ÇILGINLIĞI

Ne sosyal medyaymış arkadaş. Ne güncelleme, ne yenilikmiş kardeşim! Asıl ne Snapchat’miş be! Taklit etmeyen kaldı mı? Atarlı, giderli başladım yazıma. Bir Snapchat girdi hayatımıza. Hatta onunla hayatımıza dahil olan fenomenler türedi. Kerimcan gibi. : ) Neydi Snapchat’in olayı? 10 saniyelik bir video ya da bir fotoğraf atıyorsun ve 24 saatin sonunda siliniyor bunlar. Buraya kadar güzel her şey…

Sonra bir akşam bir baktık ki koskoca Instagram sen tut Snapchat’i taklit et. Amaç ne? Tabi ki Snapchat’i bitirmek. Amaca ulaşıldı mı? Aslında kısmen. Ama Twitter için de yıllardır “artık bitti, orası çok siyasi” dense de rakamlar hiç öyle demiyor. İnsanlar sevdiği, kullanmaya başladığı bir uygulamayı kolay bırakmıyor. Onun da sebebi orada kazandığı takipçiyi kaybetmemek. Biliyorsunuz o da ayrı bir emek.

Instagram, Snapchat’i taklit etmekle yetinmeyip Periscope uygulamasının da canlı yayın uygulamasını da kullanmaya başladı. Ne kadar büyük buluşlar değil mi? Neyse. Sonra bir gün yine sosyal medyada herkesin “WhatsApp iğrenç olmuşsun” sözlerine denk geldim. Sonra bir baktım. O da durum güncellemesi eklemiş. Bu arada bir olayı kopyalayıp aynısını yapmanızda hiç sorun yok. Çünkü biri buna “Hikaye” diyor, biri “Durumum” diyor yeni bir şey keşfetmişçesine büyük bir arsızlıkla bize giydiriyorlar. Bir de bunu yaparken size soran yok. Bir bakıyorsunuz güncellenmiş her şey. Son olarak da Facebook’da gördüm bu hikaye olayını. : ) Bu arada ben bu uygulamalara karşı değilim. Ben size karşıyım. Bütün uygulamalara laf ediyorsunuz ama kullanıyorsunuz. Kullanmayın abi. WhatsApp durum güncellemesi yaptı diye sen bunu kullanmak zorunda mısın? Madem kullanacaksın neden “iğrenç olmuş” diyorsun. İğrenç olan bir şeyi kullanınca asıl iğrenç kim oluyor hiç düşünmüyor musun? Pardon ya. Düşünmeyi bırakalı çok oldu dimi. Taksiti telefonun ömründen çok olan cihazlara gömüldüğümüzden beri hiçbir şey yapmıyoruz. Mesela hikaye paylaşana kadar bir hikaye okusanız? Hikaye yazsanız. Kendi hikayenizi… Kim uğraşacak dimi. Siz de haklısınız. Bir de kime ne yazacaksınız, ne anlatacaksınız? Topluca kör olmuşken, bir gözü açık siz olup da niye dikkatleri üzerinize çekesiniz ki? Haklısınız. Siz bu yazıyı okurken ben de “Hangi hikayeyi kullanayım?” diye düşünmeye başlayayım. : )

Ruhunuza iyi gelen ve gerçek olan şeyleri yapın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir