Altın Kelebek Bazılarına Konmayacak

Geçen yıl yazdığım Altın Kelebek Ödül Töreni yazım baya konuşulmuştu. Bu yıl sanırım iki kez yazacağım Altın Kelebek ödüllerini. Çünkü gece düzenlenmeden aday listesi ortalığı baya karıştırdı. Aday olamayanlar, prodüktörler bu sene artık isyan bayrağını çekti. Arada komik duruma düşenler de oldu. Hepsini tek tek keyifle yazacağım. Toplanın olay var. : )

Yıllardır Türkiye’de düzenlenen ödül törenlerinde hep bir şaibe olduğu söylendi. Kral Tv zamanında başlayan bu kavga hiçbir zaman bitmedi. Bitmeyecek de. Tabi o zaman inkar eden herkes şimdi bir bir itiraf etti ödüllerin nasıl dağıtıldığını. Altın Kelebek’te de böyle bir itiraf gelir mi yıllar sonra bilinmez ancak benim bu konuyla ilgili söyleyeceğim çok fazla şey var. Adaylardan tutun aday olamayanlara, oylama sistemine kadar bir sürü söylemim var. Hazır mıyız?

Öncelikle aday olamayan isimlerle başlamak istiyorum. Daha doğrusu aday olamadığı için ortalığı birbirine katan isimlerden başlamak istiyorum. Normalde hiçbir yazımda kendisinin ismini kullanmıyorum kullanmak istemiyorum ancak artık zamanı geldi sanırım.

Geçen yıl Cengiz Semercioğlu ile röportaj yapan Hande Yener, Altın Kelebek’ten sadece en iyi video klip ödülü ile ayrıldı. O röportaj sonrasında yılın pop müzik kadın sanatçısı ödülünü alacağını düşünüyordu ancak öyle olmayınca ödülü aldıktan sonra twitter’dan yine Demet Akalın’ın 20.yılına özel aldığı ödüle laf atarak saldırıya geçti. Kendisi o kadar DOBRA ve DÜRÜST biridir ki ödülü alırken teşekkür edip yüzünde güller açarak sahneden indi. Sonra aldığı ödülün kendisine değil klibine gittiğini anlayınca konuşmaya başladı. Sahnede nedense tek bir kelime etmedi.
Bu yılda ödülü geçin aday bile olamadığı açıklanınca Cengiz Semercioğlu’na açtı ağzını yumdu gözünü. Zaten itibar etmiyormuş hanımefendi ödül törenlerine. Geçen yıl verilen ödül de sus payı olarak verilmiş kendisine. En büyük ödül halkın sevgisiymiş. Dünya müziği yapan kadının içinden küçük Emrah çıktı resmen. Peki Hande Yener. Sen itibar etmediğin ödül törenine aday adayı iken neden twitter hesabından oy dilendin? Madem geçen yıl verilen ödül sus payı idi neden o ödülü aldın ve her şeyden önce itibar etmediğin bir ödül gecesine gittin? Sene 2002. Yıldız Tilbe’nin Haberi Olsun şarkısı ortalığı kasıp kavururken, Funda Arar’ın Alagül şarkısı dillere pelesenk olmuşken senin ödül alman ne kadar hakkaniyetliydi? Bu arada o yıllar sen Erol Köse’nin şirketindesin ve Erol Köse’de Uzan ailesinin bir numaralı adamı. Tabi size bunları hatırlatacak ya da sormaya cesaret edecek kimse olmadığı için atıyorsunuz bol keseden. Fanlarının da yaş gurubu 16’yı geçmeyince inandırması zor olmuyor.

Gelelim prodüktörlerin isyanına. Herkes emek veriyor buna saygım sonsuz. Ancak bu sektörün bir kişinin tekelinde kaldığını iddia eden değerli prodüktörler, sizlere de bir sorum olacak. Siz de güzel zamanlar geçirdiniz. Bir dönem de sizin devrinizdi. Siz kendi sanatçılarınızı ön plana çıkarmak için kaç kişinin yoluna taş koydunuz? Mesela şirket içindeki sanatçı ayrımınız yüzünden muhteşem sesli bir popçu kadın sanatçımız depresyona girmedi mi? Kadın hala kendini toparlayamıyor. Sizin girdiğiniz günahlar? Yediğiniz haklar? Her şeyi yine geçtim müzik piyasasını bu hale biz mi getirdik? Sizin aç gözlülüğünüz, daha fazla kazanma hırsınız ile bu piyasa bu hale gelmedi mi? Biraz kendinizle yüzleşmeye ne dersiniz?

Gelelim Altın Kelebek adaylarına. Birincisi Türkiye’de en küçüğünden tutun en büyüğüne kadar yapılan hiçbir ödül törenine bende inanmıyorum. Yıllar sonra gelen itiraflara bakınca da zaten hiçbir inandırıcılığı kalmıyor. Ödülü kazanan sanatçı gelmediği zaman ödülü geceye katılan sanatçıya veren tek millet biziz muhtemelen. O yayınlanan listelere de asla inanmıyorum. İnanmamaktan ziyade o listelere sanatçıların girmek için ne kadar ücret ödediğini bizzat biliyorum. Radyoların sistemlerini bir bilseniz zaten hepsinden emin olun nefret edersiniz. Kocaman bir yalanın içinde debelenip duruyor müzik piyasası son zamanlarda.

Ancak bütün bunların dışında şöyle de bir gerçek var. Eğer bir sanatçı sosyal medyasını aktif kullanmıyor ise sevenleri ile bir bağ kurmuyor ise o kişiyi aday görmemeniz çok normal. Ben Ayşe Hatun Önal’ın albümünü çok severek dinledim ve kaliteli de bir iş olduğunu düşünüyorum. Ancak sosyal medyada ne kadar var? Ne kadar aktif? Konserlerini ne kadar paylaşıyor? Zamana ayak uyduran kazanıyor. Kalkıp Ajda Pekkan, Sezen Aksu örnekleri ile gelmeyin lütfen bana… Onlar başka bir yerde zaten.

Özetlemek gerekirse kelebekler etrafınızda uçarken her şey güzeldi ama kelebekler size konmayınca mı sektörün ne hale geldiğini fark ettiniz? Albümünüz satmaz, satanlara laf edersiniz. Şarkınız 100 milyon tıklanır başarılı olursunuz, şarkınız 15 milyonlarda sürünür şarkısı 100 milyon olanı sahte tıkçılıkla suçlarsınız. Artık bir kendinize mi gelseniz? Rüzgar nereden eserse tavrından bir vaz mı geçseniz? Kaf dağındaki hallerinizi bir kenara bırakıp tepeciklerde gezindiğiniz gerçeği ile yüzleşseniz mi? Ayrıca bu kadar üzülmeyin kelebek konmadı diye. Seneye sizin prodüktörünüz bastırır parayı siz de aday olursunuz. Madem işler böyle yürüyor ve siz de bu kadar eminsiniz bundan. Bugün başkasına konan kelebek seneye sana da konar. Kelebek bu. Belli mi olur ne zaman nereye konacağı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir