AŞI

İzlediklerim, duyduklarım, okuduklarım, şahit olduklarım bu ara sinirlerimle birlikte sınırlarımı çok zorluyor. Magazinden, siyasete, televizyondan müziğe kadar her alanda bu kadar karışıklık olması çok garip. Bildiğim tek şey, çok yakında televizyonu hayatımdan çıkaracak olmam. Televizyon ile aramda bağımlılık mı, bağlılık mı var onu henüz çözemedim. Onu çözünce çözümü de beraberinde getireceğim.

– Doğayı korumak adına naylon poşetler artık ücretli. Doğa için atılan her adıma desteğim tam. Keşke çok daha önce atılsaydı böyle adımlar. Ancak madem poşetler ücretli neden o poşetlerde hala alışveriş yaptığımız markaların logoları var? Düz poşete neden geçilmiyor? Tüm yeşil alanları betona çevirirken poşetten başlamak da ayrı bir ironi! Haklarımızı bilmiyoruz ve önümüze ne konulursa kabul ediyoruz. Gel de Canan hocanın “Gluten insanları koyunlaştırıyor” sözüne inanma.

– Deniz Çakır’ın içkili bir ortamda başı örtülü kadınlara “Burası Arabistan mı ne dolaşıyorsunuz burada?” Dediği iddiaları var. Bu sözlü tacize maruz kaldığı iddia edilen bayanlar nedense bana hiç inandırıcı gelmedi. Baş örtülü bacılarımız barlarda yani! Savcılık Deniz Çakır hakkında soruşturma başlattı. Baş savcılarımız istediği zaman ne kadar hızlı hareket ediyor böyle değil mi? Bu hızlı müdahalelerin diğer konularada sirayet etmesini temenni ediyor ve bu konuda delil, görüntü görmek istiyorum bir vatandaş olarak.

– Seren Serengil hamile kalacakmış ve 8 ay bana dokunmayın diyor. Bunu da EKRANDA BİR MAGAZİN PROGRAMINDA söylüyor. Çocuk doğurman, negatif olaylardan uzak kalman ile alakalıysa kapatırsın sosyal medya hesabını, TV’den uzak durursun ve ekranlardan uzak durursun sonra da doğurursun çocuğunu. Ama benim tavsiyem bir doktordan psikolojik anlamda destek almasıdır. Çünkü onu kim eleştirse “Gülben yaptırıyor, Gülben’in adamı” diyor. Sağlıksız bir durum. Ayrıca herkesin onunla uğraştığını düşünüyor. Seren hanım birilerinin seninle uğraşması için BAŞARILI olman ve kimsenin yapamadığı bir şeyi yapıyor olman lazım. Sıfır yetenekle ve baba parasıyla şöhret satın almaktan başka bir meziyetin yokki.

– Gelelim Gülben Ergen’e. Yeşim Salkım’a dava açmış. Çocuklarını ve kendisini öldürmesinden korkuyormuş. Çünkü Yeşim Salkım “O kadını bitireceğim” demiş. Yeşim Salkım’ı en ağır eleştirenlerin başında geliyorum ama Gülben Ergen biten kariyerine eğer sorumlu arıyorsa birazcık kalbine suç bulacak. Bir insan sürekli aynı haberlerle gündeme geliyorsa ateş olmayan yerden duman çıkmaz dedirtiyor insanlarada. Yeşim Salkım ağır eleştirilerde ve ağır sözler söylüyor olabilir ama ne Gülben’e ne çocuklarına öyle bir şeyi asla yapmaz. Son dönemlerde torpille aldığı ödüller ve her yere çocukları ile giderek biten kariyerine bu şekilde yerine getireceğini sanıyorsa Gülben Ergen büyük yanılıyor. O çok güvendiğin şarkılarını çıkar yoluna devam et. Bu adımlar yanlış adımlar. 5 ay öncesinden konser biletlerini satışa çıkarmak zaten nasıl talep olmadığının en net kanıtıdır.

– Deniz Akkaya ve Seren Serengil birbirine girdi. Olayı uzun uzun yazamayacağım ancak Deniz Akkaya’yı haklı bulmama rağmen bir sorum olacak. Şimdi birbirinize bel altı vuruyorsunuz ya. Zamanında program yaparken birbirinizin dürüstlüğünü, asilliğini konuşup duruyordunuz. Her gün masada insanlara ahlak bekçiliği yapıyordunuz. Şimdi ne oldu? Bu arada ben Deniz Akkaya’nın konuşmasına bayılıyorum. Ettiği hakaretler bile çok asil ama bir yerde yanlış yapıyor ama nerede?

Son olarak başta ünlüler dünyasında kullanılmak üzere bir AŞI üretilmesini istiyorum.
Bu AŞI’nın içerisine İNSANLIK, DÜRÜSTLÜK VE KARAKTER eklenmesini istiyorum. Ve herkese zorunlu uygulanmasını hatta ülkenin suyuna karıştırılmasını talep ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir